top of page
Search

BU YURT SENİN DEĞİL BENİM | Şener Levent

  • Writer: Elvan Levent
    Elvan Levent
  • Jul 23, 2025
  • 2 min read

Yurdum için “Yazın sıcağından, kışın çamurundan, Türkün ağalığından ve Rumun çalımındangeçilmez” diyen sömürgeci İngiliz komiserine söyleyecek lafım yok, ama sana var…

Hisarlarında gabbar çiçekleri büyüyen, kırmızı ve menekşe cemilelerin duvarlarımızla sarmaş dolaş olduğu, bir zamanlar akan pınarların ve sokak çeşmelerinin artık akamadığı, narenciyenin kuruduğu, kumarhanelerin yeşerdiği, bir yarısından diğer yarısına pasaportla geçilen, evleri nostaljik yasemin ve ful tüten, nasılsın diye soranlara “memleket gibi” diye karşılık verilen yurduma hoş gelmedin!

Bu yurt senin değil…

Benim!..

***

Tembel, asalak ve besleme dediğin insanların yaşadığı, çocuklarımızın konteyner sınıflara mahkum edildiği, okul yerine bol minareli camiler yaptırdığın, hastane yerine külliye inşa ettiğin, yolsuzluktan geçilmeyen, asalaklarımızın sana biat için yarıştığı, bakanlarımızın senin huzurunda birkaç takla attığı, herkesin “bize bunları gavur bile yapmadı” dediği, sahilleri parsellenen, ormanları doğranan, bir beton cehennemine dönüşen ve bütün bunlara sebep olan bir günü hala bayram diye kutlayanların yaşadığı yurduma hoş gelmedin!

Bu yurt senin değil…

Benim!..

***

Kıbrıslıyız dediğimiz zaman Türklüğümüzden şüphe duyduğun, beş vakit namaza gitmediğimiz için dinimizi eksik bulduğun, içimizden beğenmediklerine hainlik bastığın, bir işaretinle bizi linç etmek için yobazlarını kapımıza yığdığın, mahkeme kararlarımızı beğenmeyerek aynı davaları bize Ankara’da açtığın, en büyük sahtekarlarımızın en büyük bayraklara sarıldığı, pek çoğumuzun hala 51 yıl önce kurtarıldığına inandığı, gençlerimizin kaçıp başka ülkelere sığındığı, kimsenin geleceğinden emin olmadığı, yazları karpuz hellim sofraları kuran, hala nane kurutan ve hala yaseminlerden bilezik yapan kimselerin ömür törpülediği ve senin ülkenden gelen gassalların yıkayıp bizi gömdüğü yurduma hoş gelmedin!

Bu yurt senin değil…

Benim!..

***

“Baş Fetöcü sen değil misin de buralarda Fetöcü avına çıkıyorsun” diye kimsenin sana sormaya dilinin varmadığı, Allahın seni nasıl affettiğini ve onları neden affetmediğini sorgulayan bir partimizin bile olmadığı, istediğini seçtirdiğin, istemediğini seçtirmediğin, direnen olursa tehdit ettiğin, tarihimizi hiç bilmediğin, güzeller güzeli Maraş’ı yıllarca yılanlara ikram ettikten sonra turistik gezilere açarak övündüğün, “bir çakıl taşı bile vermedik”, “bir asker bile çekmedik” diye gurur duyduğun, Dipkarpaz’dan Limnidi’ye kadar kocaman bir garnizona çevrilen, şimdi semalarında insansız hava uçaklarının turladığı yurduma hoş gelmedin!..

Bu yurt senin değil…

Benim!..

***

İşgal değil de fetih dediğin bu topraklara, ganimetten başı dönenlerin gece gündüz sana şükran çektiği bu diyara, Suriçinin sıvası dökülmüş yoksul duvarlarına kocaman renkli posterlerinin asıldığı, Ankara’da doğru söyleyen birkaç kişinin “kalınbağırsak” ya da “arka bahçe” dediği, sayıları çok olmasa da sana “çek elini yakamızdan” diyecek kadar yürekli kardeşlerimizin yaşadığı, Kıbrıslırum kardeşlerimizin 74 acılarını paylaşanların, 63 acılarını da unutmayanların vicdanın sesi olduğu, Dillirga havalarını hep beraber oynadığı ve Türkçe-Rumca şarkıları hep beraber çağırdığı yurduma hoş gelmedin!..

Bu yurt senin değil…

Benim!

***

Türkiye’de ne varsa burada da olacak dediğin, sömürgen olduğu halde bağımsız ve egemen devlet dediğin, elinde sonsuza dek tutacağını zannettiğin, çift bayraklı makam odalarının bulunduğu, Avrupa Birliği üyesi olduğu halde o odalarda AB bayrağı bulunmayan, yolladığın nüfusun ağırlığı altında iradesini kaybeden bir topluluğun yaşadığı, herkesin güneye geçince Kıbrıs’ta yaşadığını anladığı yurduma işgal ve istilanın 51. yıldönümünde hoş gelmedin!..

Ben Kıbrıslıyım…

Sen Kıbrıslı değilsin…

Bu yurt senin değil…

Benim!..



 
 
 

Comments


bottom of page